Eklenme tarihi 23 Eylül 2026
ABONE OLESENLER BELEDİYESİ’NDEN KAPSAMLI TRAFİK RAPORU
Esenler Belediyesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi tarafından hazırlanan “Türkiye Trafik Durum Raporu”, Türkiye’deki trafik sorununun ekonomik, sosyal ve güvenlik boyutunu tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Rapora göre İstanbul’da trafik yoğunluğu, yıllık yaklaşık 10 milyar dolarlık ekonomik kayba ve kişi başına 288 saate varan zaman kaybına neden oluyor.
Esenler Belediyesi, Türkiye’de trafik sorununun farklı boyutlarını ele alan kapsamlı bir çalışmaya imza attı. Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi tarafından hazırlanan “Türkiye Trafik Durum Raporu” ile trafik sıkışıklığından trafik güvenliğine, sürücü davranışlarından motokuryelerin çalışma koşullarına kadar pek çok başlık mercek altına alındı. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı saha araştırmasıyla İstanbul, Ankara, Eskişehir ve Malatya’da trafik polisleri, sürücüler, sürücü kursu temsilcileri, zabıta görevlileri ve motokuryelerle gerçekleştirilen odak grup görüşmelerine dayanan raporda, İstanbul’daki trafik sıkışıklığının yıllık ekonomik maliyetine ve trafik yoğunluğunun yol açtığı zaman kaybına ilişkin veriler ortaya konuldu.
TRAFİK SIKIŞIKLIĞININ MALİYETİ 10 MİLYAR DOLAR
Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Otomotiv Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Demir, “Ankette iki tane önemli bulgu var. Katılımcıların yüzde 55,55’i, sürücülerin dikkatsizliğine ve trafik bilincinin eksikliğine dikkat çekiyor. İkinci sırada da yüzde 46 düzeyinde katılımcılar, yol kapasitelerinin düşüklüğüne ve otopark sorununa dikkat çekiyor. Burada tabii katılımcılarda erkeklerle kadınlar arasında bir fark var. Kadınlar, en önemli sorun olarak daha çok sürücülerin dikkatsizliğini öne çıkarırken, yüzde 32 düzeyinde erkekler ise daha çok yol kapasitesinin yetersizliğine dikkat çekiyor. Bu da belki hız tutkusu vesaire ile ifade edilebilir. İkinci önemli konu aslında trafik sıkışıklığı. İstanbul için bu trafik sıkışıklığının maliyetini, yaptığımız bazı öngörülere bağlı olarak yaklaşık 10 milyar dolar olarak öngörüyoruz” diye konuştu.
2025 YILINDA KAZALAR ARTTI, KAYIPLAR AZALDI
2024 yılına göre 2025 yılında kaza sayısının arttığını, ölüm sayısının ise azaldığını ifade eden Doç. Dr. Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tabii trafik sıkışıklığının bir görünen maliyetleri var, bir de görünmeyen maliyetleri. Görünen maliyetler ne? İşte trafikte kalıyorsunuz, o da kaybedilen zaman. İkinci bir şey ise yakıt tüketimi. Ama görünmeyen maliyetler daha büyük maliyetler: Sağlık, stres, çevresel bozulma, araçlardaki yıpranmalar, yoldaki yıpranmalar ve lojistik tedarik zincirindeki bu erişim, ulaşım sorunlarından, ulaşımın uzamasından kaynaklanan maliyetleri de düşündüğümüzde kocaman büyük bir değer önümüze çıkıyor. 2024 yılına göre 2025 yılında kaza sayısı arttı, ama ölüm sayısı azaldı. Bu aslında iyi bir şey. Yani netice itibarıyla 2024’te olay yerinde veya sonrasında bir ay içerisinde vefat edenlerin düzeyi 6 bin 400 civarındaydı. 2025 yılında bu 6 bin 35’e düştü. Yani yaklaşık 300 civarında bir insanımızı kurtarmış olduk.”
MOTOKURYELERDE RİSK ARTIYOR
Araştırmada motokuryelerin çalışma koşulları da ele alındı. Yüksek teslimat baskısı, çalışma şartları ve uygun park ile şerit düzenlemelerinin olmamasının motokuryelerin trafikte daha fazla risk almasına neden olabildiği belirtildi. Demir, motokuryelerin gelir elde etmek için zaman zaman hız ve trafik kuralları konusunda riskli davranışlarda bulunabildiğini, bunun trafik güvenliği açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi.
EN BÜYÜK SORUN KAPASİTE YETERSİZLİĞİ
Raporu hazırlayan ekipte yer alan Ulaşım Uzmanı Dr. Fatih Gündoğan sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede “Rapor, Türkiye’deki ulaşım ve trafik durumunu ortaya koyuyor. Raporu, hocalarımızla Esenler Belediyesi adına hazırladık. Bu rapor çerçevesinde öncelikle 3 bin kişiyle anket düzenledik. Bu anketin ardından, sivil toplum kuruluşları, sürücü kursu sahipleri, zabıtalar ve polis memurlarıyla odak grup görüşmeleri gerçekleştirdik. Bu görüşmelerde trafiği etkileyen ve trafik sorununa neden olan unsurların neler olduğunu ortaya koymaya çalıştık. Sorunların birincisi aslında kapasite yetersizliği. Tarihi bir şehir ve miras almışız. Tarihi bir şehirde yaşamamızdan dolayı bir kapasite yetersizliği var. Tabii ki kapasite yetersizliği, bütün büyük şehirlerde var olan bir konu. Biz de tarihi bir miras aldığımız için bu mirasa göre hareket etmemiz gerekiyor. Ulaşımımızı da buna göre düzenliyor olmamız lazım” dedi.
TRAFİK BİLİNCİ ÖNCE AİLEDE VERİLMELİ
Okullarda ve ailede trafik eğitiminin verilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Gündoğan, şunları kaydetti: “İkincisi, trafikte eğitimi artırıyor olmamız lazım. Bunun için ailede ve okullarda da elbette eğitim verilmesi gerekiyor ama ailedeki eğitim hepsinden önemlidir. Eğitimi mutlaka artırıyor olmamız lazım. Bilinci artırıyor olmamız lazım. Yani trafikteki saygı, sabır ve sorumluluk bilincini bizim öncelikle ailede veriyor olmamız lazım ve trafikte de buna göre davranıyor olmamız lazım. Denetim için akıllı ulaşım sistemlerinin denetim fonksiyonlarını sıkı bir şekilde yerine getiriyor olmamız lazım. Yani insanları kendi nefsleriyle baş başa bırakmıyor olmamız lazım. İnsanların, ‘Ben buraya arabamı bırakabilirim’, ‘Ben bu hızla gidebilirim’ ya da ‘Ben bu ihlali yapabilirim’ dememesi lazım. Onun için sistemlerin sıkı bir şekilde koruyor ve denetliyor olmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.



