Eklenme tarihi 18 Haziran 2026
ABONE OLCEMİL MERİÇ DOĞUMUNUN 110. YILINDA ESENLER’DE ANILDI
Esenler Belediyesi, Cemil Meriç’i doğumunun 110. yılında düzenlediği sempozyumla andı. Program kapsamında “Cemil Meriç Düşünce Yazısı Yarışması”nda dereceye girenlere ödülleri verildi. Programda konuşan Cemil Meriç’in kızı Ümit Meriç, “Türkiye’de başka hiçbir mütefekkirin 73. baskıya ulaşan bir eseri yok. Cemil Meriç yaşamaya devam ediyor” dedi.
Esenler Belediyesi, kaleme aldığı eserler ve çevirilerle Türk edebiyatına önemli katkılarda bulunan yazar, çevirmen ve düşünür Cemil Meriç’i doğumunun 110. yılında sempozyumla andı. Cemil Meriç Kültür Sanat Sezonu’na özel olarak Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen sempozyumun açılış programına; AK Parti AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, AK Parti MKYK Üyesi Hilmi Türkmen, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi ve usta düşünür Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, Esenler İlçe Milli Eğitim Müdürü Feyzullah Sert ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda, Cemil Meriç Düşünce Yarışmasında derece elde edenlere de ödülleri takdim edildi. Yarışmada birinciliği elde eden Ömer Faruk Kalaycı, 30 bin liranın sahibi oldu.
KELİMELERDEN KÖPRÜ KURAN BİR MÜNEVVER
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Cemil Meriç’in Türkiye’nin ortak kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Aynı hikâyeleri, romanları ve düşünürleri okuyarak büyüyen bir neslin mensupları olduklarını belirten Yayman, bu ortak birikimin toplumsal bir “duygudaşlık” oluşturduğunu söyledi. Bu duygudaşlığı sağlayan isimlerden birinin de Cemil Meriç olduğunu ifade eden Yayman, “Biz bu ülkenin çocuklarıyız, biz Cemil Meriç’in manevi evlatlarıyız. Hiçbir düşünürü Cemil Meriç kadar sevmedik, hiçbir yazar Türkiye’de onun kadar millet tarafından benimsenmedi” dedi. Meriç’in düşünceleriyle kendilerine yol açtığını ve Türkiye’nin hikâyesini anlattığını dile getiren Yayman, ünlü mütefekkirin birçok sözünün hafızalara kazındığını belirtti. Cemil Meriç’in kendisini “ömrünü Türk irfanına adamış bir fikir işçisi” olarak tanımladığını hatırlatan Yayman, “Cemil Meriç, doğu ile batı arasında kelimelerden köprü kuran büyük bir münevverdir” ifadelerini kullandı.
HAKİKİ KAHRAMANLARI ANLATMAMIZ GEREKİYOR
Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, Cemil Meriç’in yaşadığı dönemin hâkim düşünce kalıplarına teslim olmayan aksine onları sorgulayan önemli bir mütefekkir olduğunu belirterek, “Cemil Meriç yaşadığı çağda bu topluma nerede durması gerektiğini öğreten kendi değerlerine yaslanarak var olabileceğini anlatan büyük bir fikir adamıdır” dedi. Meriç’in, Batı’ya öykünmenin toplumu ileriye taşıyamayacağını eserleriyle ortaya koyduğunu ifade eden Göksu, “O, okuyarak ve yazarak bu millete kendi medeniyet perspektifini anlattı. Her bir satırını okuduğumuzda bastığımız toprağın ne kadar anlamlı olduğunu ve bize ne kadar büyük bir tarihî sorumluluk yüklediğini yeniden fark ediyoruz” diye konuştu. Düşünce dünyalarında “idrak, inşa, ihya ve tevarüs” kavramlarının önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Göksu, “Kendi idrakimizi, yani ayaklarımızı nereye bastığımızı bildiğimizde neyi inşa edeceğimizi de biliriz. Neyi inşa edeceğimizi bildiğimizde neyi ihya edeceğimizi, bunu başardığımızda ise gelecek nesillere nasıl bir miras bırakacağımızı da biliriz. Cemil Meriç gibi hakiki kahramanları anlatmamız gerekiyor” dedi.
ESERLERİ MİLYONLAR TARAFINDAN OKUNUYOR
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi ve usta düşünür Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Cemil Meriç yaşamaya devam ediyor. Çünkü gerçekten yaşayanlar aslında hiçbir zaman ölmüyor. Cemil Meriç’in 1916’da başlayan hayatı aslında sona ermedi. Zira yazmış olduğu 12 eser bugün Türkiye’de milyonlar tarafından okunuyor. ‘Bu Ülke’ adlı eseri şu anda 73’üncü baskısını yaptı. Türkiye’de başka hiçbir mütefekkirin Türkiye’nin 73’üncü baskıyı yapan eseri yok. Cemil Meriç Türkiye’nin tarihini bir manada sırtına alarak geleceğe doğru dev adımları düşünce planında atmış olan bir insandır. Bu mesuliyeti taşıması aslında bugün şu salonda sizlerin toplanmasına sebep olmuştur. Cemil Meriç’in bütün eserleri artık 12 ciltten ibaret değil. Onlara bir yenisi de eklendi. Onun için Cemil Meriç yaşamaya devam ediyor dedim. Onun 13. eseri aslında kendisinin haberi olmadığı ikinci eseri. Zira İstanbul Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde vermiş olduğu ders notlarını bundan seneler önce ben toplamıştım ve kitap haline getirmiştim. Babam öyle bir kitabı olduğunu bilmiyor. Bu 13. kitap ise Cemil Meriç’in ilk yazıları ya da gençlik yazıları başlığında taşıyor. Ve babacığımın 1933’ten 1953’e kadar kaleme almış olduğu yazılardan oluşuyor, şiirlerden oluşuyor.”
4 OTURUMDA GERÇEKLEŞTİ
4 oturumda gerçekleşen sempozyumda, “Cemil Meriç’e Göre Entelektüel: Aydın Olmak mı, Münevver Kalmak mı? oturumunda Beşir Ayvazoğlu, Prof. Dr. Abdullah Uçman, Prof. Dr. Ali Şükrü Çoruk, “Doğulu Bir Aydının Medeniyet Tasasvvuru” oturumunda Prof. Dr. Dursun Ali Tökel, Prof. Dr. Şaban Sağlık, Prof. Dr. Muhammed Sani Adıgüzel, “Sosyolojiden Edebiyata ‘Bu Ülke’ Üzerinden Türkiye’yi Okumak” oturumunda Ercan Yılmaz, Dr. Necdet Subaşı, Celal Fedai, Prof. Dr. Ergün Yıldırım ve “Cemil Meriç Okumaya Devam Ediyor” oturumunda ise Prof. Dr. Ümit Meriç, Dr. Kübra Demir ve Nursena Soylu Cemil Meriç’i farklı yönleriyle ele aldı.










