Altan Erkekli
Altan Erkekli, canlandırdığı karakterleri yalnızca oynamakla kalmayıp onları adeta ikinci bir ten gibi üzerine giyen; bu sayede kurmaca dünyanın unsurlarını yaşama içkin bir gerçeklikle yeniden üreten bir oyuncu. Yer aldığı her yapımda, yönetmenin inşa ettiği evreni seyircinin zihinsel ve duygusal dünyasına incelikle aktaran performansı, onun sahiciliğe dayalı oyunculuk yaklaşımının bir yansımasıdır. Onun izleyiciyle kurduğu derin ve samimi temas, sergilediği performansı gözle görülenden öte, hissedilen bir noktaya taşır. Bir hikâyenin duygusal yükünü, bir saz ustasının tellerden çekip çıkardığı tınılar gibi sahneye aktaran, tam manasıyla bir karakter sanatçısıdır o.
Kökleri Yozgat’ın Erkekli köyüne dayanan oyuncunun Kadıköy Maarif Kolejinde başlayan tiyatro sevdası kısa bir duraksama yaşasa da İngilizce öğretmeninin ısrarlı yönlendirmesiyle yeniden filizlenmiş ve onu 1975’te Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümüne götürmüştür. Öğrencilik yıllarında beklenmedik biçimde üstlendiği “Kopernikli Yüzbaşı” oyunundaki başrol, yalnızca ilk büyük çıkışı değil; sahneye doğuştan hâkim oluşunun da erken bir işareti olur. Rutkay Aziz’in “AST gemisine hoşgeldin” sözleriyle attığı Ankara Sanat Tiyatrosu adımı ise, sanat yolculuğunun toplumcu gelenekle buluşacağının güçlü bir habercisidir.
DTCF’de öğretim görevlisi olarak çalışması ve Devlet Tiyatroları’nın Çocuk ve Gençlik Tiyatrolarındaki görevleri, onun yalnızca bir oyuncu değil; aynı zamanda üretken, eğitici bir sanat insanı olduğunun kanıtı olarak değerlendirilebilir. “Susam Sokağı”ndaki “Edi” karakterine verdiği ses, BKM ve “Bir Demet Tiyatro” ile geniş kitlelere ulaşması, “Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?”deki unutulmaz performansı… Hepsi halkın onunla kurduğu içten bağın kilometre taşları olarak görülebilir.
Sinemada özellikle “Vizontele” (2001) ile parlayan Erkekli, “Vizontele Tuuba”, “Organize İşler”, “Cenneti Beklerken”, “Sınav”, “Güneşi Gördüm” ve “Aşk Tesadüfleri Sever” gibi birbirinden farklı türlerdeki filmlerle hem oyunculuk yelpazesinin genişliğini göstermiş hem de sinemaseverlerin kalplerinde ayrı bir yer edinmiştir. Televizyonda ise “Bir İstanbul Masalı”, “Beyaz Gelincik”, “Adanalı” ve 2021 yapımı “Yeşilçam” adlı dijital platform projesi, onun olgunluk döneminin özenli durakları olarak dikkat çeker. Tiyatronun tozunu içine çekmiş, sinemanın uzun soluklu emek isteyen setlerinde iz bırakmış bir isim olan Altan Erkekli’nin oyunculuğunun merkezinde sıcaklık, sahicilik ve seyirciyle kurduğu içten bir bağ vardır. Dramda da komedide de karakterlerine insanî bir derinlik katması, onu sinema ve televizyon dünyasının güven veren, iz bırakıcı bir figürüne dönüştürmüştür. Oynadığı her rolde abartıdan uzak, duyguyu kıvamında işleyen yaklaşımı, yarattığı her karakteri izleyiciye tanıdık, yakın ve gerçek kılar.
