Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi

Prof. Dr. Sadettin Ökten

Hayatımdan Portreler

Erguvanlar ve Sünbüli Hava: Validem

“Annem İstanbul’da doğmuş, büyümüş, Osmanlı’nın son döneminde, Fatih Atikali’de yetişmiş. “Poyrazı dinle.” derdi bana, “Kanlıca poyrazı.” “Poyrazı tanı.” derdi. Ve bulunduğumuz o muhitte, bütün o eski İstanbul’u görüyorduk. Tarihî Yarımada’dan bahsediyorum ve eski Boğaziçi’nden. Kışları Beyazıt’ta otururduk ve çok sık anneannemin Atikali’deki ahşap evine giderdik. Tenhâ, sakin, müeddep bir tat vardı Târihî Yarımada’da. Bu hayatın güzelliklerinden söz ederdi annem. “Her şey yerli yerinde. Nasıl olsa işliyor, sistem işliyor. O düzeni bozma, o düzene itibar et.” derdi bana. Daha sonra anlıyorum tabiî ki, bunun içinde, bu yorumlarda, hayatı olduğu gibi kabul etmek gerektiğinden bahsediyormuş. “Başına gelene eyvallah de!” Bunu belki bir derviş sözüyle söylemiyordu ama bütün anlattıklarından, beraber yaşadıklarımızdan o çıkıyordu. Zaten o eski İstanbul’da hayat bir edep tavrı ve davranışı içinde akıp gidiyordu.

Ben hâlâ bulutlara bakarım. Ve bulutlara bakarak biçimlerinden bir küçük dünya kurarım içimde. Özellikle sonbaharda ve güneş gurûb ederken. Sonbaharı çok severim, annem de çok severdi. Belki o sonbahar sevgisi bana ondan geliyor. Sonbaharda neler gördü? Hüzün, sükûnet, uzlet ve ebediyete intikal herhalde diye tahmin ediyorum. Yaz, bir hayat, neş’e ve canlılık mevsimidir. Ama vâlide sonbaharcıydı, sonbaharı severdi. İlkbaharda da bazı özel günleri, havaları severdi, onlara “Sünbülî hava” derdi. Erken ilkbaharı severdi, hafif yağmurlu, ılık, kış bitmiş. Ve özellikle de ilkbaharda erguvanlar… Eflatun onun çok sevdiği renkti. Erguvanları seyretmeyi, erguvanları görmeyi, erguvanlara bakmayı özel bir zevk olarak vâlideden öğrendim.”

Diğer Şehir Kitapları