Eklenme tarihi 21 Kasım 2011

ABONE OL

Son kale aile!

ESAYDAM’da seminer veren Sosyolog Yusuf Özkan Özburun, son kalenin aile olduğunu belirterek, “Aileler barut fıçısı gibi kaynıyor. Aile kalesi yıkıldığı zaman bütün toplum düşer. Ailenize sahip çıkın” dedi.

ESAYDAM’da seminer veren Sosyolog Yusuf Özkan Özburun,  son kalenin aile olduğunu belirterek, “Aileler barut fıçısı gibi kaynıyor.  Aile kalesi yıkıldığı zaman bütün toplum düşer. Ailenize sahip çıkın” dedi.

Aile içinde yaşanan problemlerin çözümüne yönelik rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti veren Esenler Aile Dayanışma ve Yaşam Merkezi (ESAYDAM)’nin bu ayki konuklarından Sosyolog Yusuf Özkan Özburun, “Son Kale Aile” başlığı altında verdiği seminerle aile kurumunun önemine dikkat çekti.

ESAYDAM’da düzenlenen seminere çok sayıda vatandaş katıldı.  Saatler öncesinden seminerin verileceği salonu tıklım tıklım dolduran vatandaşlar,  seminerin başlamasını heyecanla bekledi.  Konuşmasına toplumun en küçük yapı taşı olan ailenin önemine vurgu yaparak  başlayan Sosyolog Yusuf Özkan Özburun, son kale olarak nitelediği ailenin yıkılmaması için yapılması gerekenleri anlattı.  Aile kalesi yıkıldığı zaman bütün toplumun düşeceğini söyleyen Özburun, “Ailenize sahip çıkın, aradan rüzgârı geçirmeyin” dedi. Çağımızda aileye bulaşan bir vebanın olduğunu söyleyen Özburun,  birçok ailede sorunlar yaşandığına dikkat çekti. “Aileler sanki barut fıçısı gibi kaynıyor” diyen Özburun, çözüm üretilmesi konusunda ipuçları vererek, ailenin temeli olan anne ve babaların kendilerini yenileyerek güncellemesi gerektiğini vurguladı.  Kendini değiştirmeyen hiçbir insanın olmayacağını söyleyen Özburun, 90 yaşındaki bir insanın bile istiyorsa değişebileceğini, kendini yenileyebileceğini belirtti.

 

Gençler zombileştiriliyorGünümüzde gençlerin niteliksizleştirmeye, adeta zombileştirmeye çalışan bir sistemin olduğuna dikkat çekerek konuşmasına devam eden Özburun, Türkiye’de işsizlik değil, niteliksiz ve yeteneksiz eleman sorununun olduğunu ifade ederek medya, ekonomik ve sosyal sistem aracılığıyla gençlere bulaşan hastalıklar olduğunu söyledi.  Bu hastalıklar kapsamında;  genç erkeklerin bir takım oyunlarla cinsel konularda hormonlarıyla meşgul edildiğini, genç kızların ise; diyet ve estetik üzerine konular üzerine yoğunlaşmaya itildiğini söyleyen Özburun, “Genç erkekler  ve genç kızların başka alanları merak etmesi lazım” dedi. Dünya Edebiyatı’nın ünlü ismi Cengiz Aymatov’un bir kitabından örnek veren Özburun,  “Bugün kafamıza geçirilen yaş deve derileri var” diyerek niteliksizleştirilmeye çalışılann gençlerin topluma kazandırılmasının önemli olduğunu dile getirdi. Bu anlamda aile kurumunun çok önemli görevleri olduğunu kaydeden Özburun, “Aileler, çocuklarına model olmalıdır. Evlerimizi yalnızlık depoları haline dönüştürmememiz gerekiyor” dedi.

Seçtiğiniz müziğe dikkat edinTürkiye’deki birçok ailede yalnızlığın hâkim olduğunu vurgulayan Özburun, “Türkiye’de araba lastiğini tanıdığı kadar hanımını, çocuğunu tanımayan erkek, dizileri bildiği kadar eşini, çocuğunu bilmeyen hanımlar var” dedi. Müzik bağımlılığının da gençlere bulaşan hastalıklardan biri olduğuna işaret eden Özburun, müzik klipleriyle gençlerin şartlandırıldığını vurgulayarak müzik seçimine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Diğer Haberler