Eklenme tarihi 19 Haziran 2011

ABONE OL

Sayar’dan mutluluk reçetesi

Mutluluğu yakalamak için ipuçları veren Prof. Dr. Kemal Sayar, “Hayatı niçin yaşadığınızı bilmeden hiçbir şeyin manası yoktur. (Ben niçin bu dünyada varım, varlığımın başka insanlara faydası var mı?) sorusunu cevaplamayan insan, eksik yaşayan insandır” dedi.

Mutluluğu yakalamak için ipuçları veren Prof. Dr. Kemal Sayar, “Hayatı niçin yaşadığınızı bilmeden hiçbir şeyin manası yoktur. (Ben niçin bu dünyada varım, varlığımın başka insanlara faydası var mı?) sorusunu cevaplamayan insan, eksik yaşayan insandır” dedi.

Aile içinde yaşanan problemlerin çözümüne yönelik rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti veren Esenler Aile Dayanışma ve Yaşam Merkezi (ESAYDAM)’ın bu ayki konuğu Prof. Dr. Kemal Sayar oldu. Prof. Dr. Sayar, “Modern dünyada insanın mutluluk arayışı” başlığı altında verdiği seminerle mutluluğun reçetesini açıkladı.

ESAYDAM’da düzenlenen seminere çok sayıda vatandaş katıldı. Özellikle kadınların yoğun ilgi gösterdiği seminerde çocukların da olması dikkat çekti. Konuşmasına, “İnsan neden mutsuz olur?” sorusunu sorarak başlayan Prof. Dr. Sayar,  seminere katılan vatandaşların verdikleri cevaplarla mutsuzluğun nedenlerini masaya yatırdı. Günümüzde insanların beklentilerini bir türlü karşılayamadıklarını söyleyen Sayar, mutsuzluğun en önemli nedenlerinden birinin iletişim eksikliği olduğunu vurguladı. Mutlu olmak için özellikle aile ilişkilerinin çok önemli olduğunu kaydeden Sayar, “Mutluluğun, huzurun kaynağı, ana- baba ilişkileridir. Çocuklarımızın ihtiyaçlarına cevap verebilmektir. Bütün psikiyatri bize bunu anlatır” dedi. Bir çocuğun doğar doğmaz, ebeveyninin kendisine ayna olması ve ona gösterdiği ilgi ve alakanın ileriki yaşamını etkileyeceğine belirten Sayar, “Çocuklarımızın ihtiyaçlarına cevap vererek, onların mahrumiyet duygusuyla yetişmemelerini sağlamalıyız” dedi. “Yaşadığımız dünya ile hayallerimiz arasında uçurum olmamalı” diyen Sayar, Türkiye’de kredi kartı borcu nedeniyle dağılma tehlikesi yaşayan fert sayısının 2 milyon 600 bin olduğuna dikkat çekti. Sayar, günümüz toplumunda insanoğlunun mutsuzluk duygusundan uzaklaşmak için tüketime yöneldiğine vurguladı.

İnsan insanın cenneti

Modern çağda, komşuluk ilişkilerinin zayıflaması ve insanların birbirleriyle yaşadıkları iletişim kopukluğu nedeniyle insanların yalnızlaştıklarını söyleyen Sayar,  insanları mutsuz eden şeylerden birinin yalnızlık duygusu olduğunu belirtti. “İnsan, insanın cennetidir. İnsan insana şifa olur” diyen Sayar, “Bizim toplumumuz haset kültürü içinde. Sürekli dedikodu yaparak kendimizi rahatlatmak ihtiyacı hissediyoruz. Oysa ki dedikodu yapan insan bazı sıkıntıları olan insandır” dedi. Haset kültürünün insanları rekabete yönelttiğini söyleyen Sayar, “Bu da bizi tüketim yarışmasına götürüyor ve sıkıntılar ve mutsuzluklar başlıyor” dedi. Modern çağda insana hizmet eden teknolojinin de mutsuzluluğun nedenlerinden biri olduğunu söyleyen Sayar, internet aracılığıyla facebook, msn, twitter ve playstation gibi sanal ortamlarda fazla vakit geçiren insanların gerçek yaşamdan uzaklaşarak mutsuzlaştığını söyledi.

Şikâyet kültürü toplumuzda yaygın

Mutlu olmak için bir insanın içinde bulunduğu şartları kabullenmesi gerektiğini söyleyen Sayar, hayatta bir şey beklemek için çaba göstermenin önemli olduğunu söyledi. “Türkiye’de biz şikâyet etmeyi çok seviyoruz” diyen Sayar, şikayet kültürünün bizim toplumuzda çok yaygın olduğunu ve sürekli bir şeylerden şikayet ettiğimizi belirtti. Batı toplumunda bu durumun tam tersinin söz konusu olduğunu belirten Sayar, “Batılılar, bir şey ters gittiği zaman şikayet etmek yerine  ‘ben neyi yanlış yaptım?’ diye kendilerine soruyorlar” dedi. Özeleştirinin çok önemli olduğunu vurgulayan Sayar, mutlu olmak için kanaatkar  olmak gerektiğini söyledi. Hayatta bir şeyler için gayret eden insanların bir yerden bir yere gelmesinin daha kolay olduğunu anlatan Sayar, “Hayatı niçin yaşadığınızı bilmeden hiçbir şeyin manası yoktur. En temel sorunlardan bir tanesi de budur: Ben niçin bu dünyada varım, varlığımın başka insanlara faydası var mı ? sorusunu cevaplamayan insan, eksik yaşayan insandır. Kendinize bu soruyu sormak zorundasınız” şeklinde konuştu.

Pek çok insanın ‘kader kurbanıyım ben’ diye sorunlarını çözmek için hiçbir şey yapmadığını ifade eden Sayar, “Yaptığınız her şey başımıza ne geleceğini belirler. İnsanın kendisi için çaba göstermesi lazım. Her şeyi kader diye kabullenmek doğru değil. Azim ve irade çok önemli” dedi.

İşte mutluluğun reçetesi

Çağımızın en önemli hastalıklarının depresyon ve panik atak olduğunu hatırlatan Sayar, en çok kendini ifade edemeyen, içine attığı duyguları dışa vuramayan insanlarda bu hastalıkların ortaya çıktığını söyledi. Her iki hastalığın da bir şeylerin yolunda gitmediğinin habercisi olduğunu söyleyen Sayar, hayatta pek çok problemin çözümsüz olmadığını vurguladı. Barkovizyon eşliğinde konuşmasına devam eden Sayar, youtube’dan  bazı videoları seminere katılanlara izleterek, mutlu olmanın sırları hakkında bazı ipuçları da verdi. Sayar, mutluluğun reçetesini de şöyle özetledi: * Sevdiklerinize zaman ayırın. Onlarla güzel vakit geçirin. * Evinizin içinde birbirlerinizle  iletişim içinde olmak istiyorsanız, televizyonu kapatın. * Çocuklarınızla oyunlar oynayarak onlarla zaman harcayın. Onları bilgisayar karşısında unutmayın* Dost ilişkilerine ve anne – baba ile akraba ilişkilerine önem verin. Ne kadar konuşursak, o kadar rahatlayacağınızı unutmayın.* Sırtımızda taşıyabileceğimizden fazla yük almayın. Karşımızdaki kırılmasın, üzülmesin diye hayır demekten çekinmeyin. Hayır demek, ruhumuzun isyanı ve özgürlüğüdür.* Hayatınızda kendinizden daha yüksek maneviyat gibi değerlere yer verin* Büyük hedefler yerine küçük hedeflerle yetinin. * Sahip olduklarınızın kıymetini bilin. * Kendinizi bir yere ait olduğunuzu düşünün.

 

Diğer Haberler