Eklenme tarihi 2 Ocak 2012

ABONE OL

Sanal dünyanın esiri olmayın

ESAYDAM’da konferans veren Prof. Dr. Sefa Saygılı, “İnternet ve televizyonu sevdikleriniz ile aranızdan çıkarın. Sanal ve sahte dünyalar insanlarımızı kandırıyor. Sanal dünyanın esiri olmayın” dedi.

ESAYDAM’da konferans veren Prof. Dr. Sefa Saygılı, “İnternet ve televizyonu sevdikleriniz ile aranızdan çıkarın. Sanal ve sahte dünyalar insanlarımızı kandırıyor. Sanal dünyanın esiri olmayın” dedi.

ESAYDAM’ın (Esenler Aile Yaşam ve Danışma Merkezi) geleneksel konferanslarının bu haftaki konuğu Prof. Dr. Sefa Saygılı oldu. Saygılı “Ailede Geçimsizlik ve Çözüm Yolları” konusunda bir konferans verdi. Aile geçimsizliklerinin sonucu olarak boşanmaların büyük bir artış gösterdiğini anlatarak konferansına başlayan Saygılı, Avrupa ülkelerinde evlenen çiftlerin üçte birinin boşandığını belirtti. Ülkemizde de son yıllarda boşanmalarda büyük artışlar olduğunu kaydeden Saygılı, “Geçtiğimiz günlerde gazetelere bir haber yansımıştı. Çoğunuzun dikkatini çekmiştir. Ülkemizde ilk defa boşananların sayısı, evlenenlerin sayısını geçmiş. Bu gidiş hiç hoş değil” dedi.

ESAYDAM üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği konferansta Sefa Saygılı daha sonra, ailede uyum ve bu uyumu sağlayacak olan evlilikte mutluluk sanatının püf noktalarını anlattı. Günümüzde eşlerin birbirlerinden beklentilerinin arttığı, ancak sorumluluk yüklenme ve fedakârlıkta bulunmalarının azaldığını kaydeden Saygılı, bu durumun da aileyi yıprattığı, bunalımlı ve geçimsiz çiftlerin sayısının çoğaldığına işaret ederek, “Hâlbuki aile kurumu, toplumların temelidir. Bir milletin mutlu ve huzurlu olması, ileriye yönelik atılımlar yapması ailelerin sağlamlığına bağlıdır” dedi. 

Ailemize çiçek kadar ilgi göstermiyoruz Prof. Dr. Sefa Saygılı daha sonra uyumlu evlilikler ve ailede mutluluğu yakalamak için çözüm önerilerini sıraladı. Her şeyden önce eşlerin birbirlerini olduğu gibi kabul etmesi gerektiğini söyleyen Saygılı, “Bir çiçeğin büyütülmesi için bile toprak, gübre, su, güneş v.s. gerekiyor ve onun büyümesi için titizlik gösteriyoruz da ailenin, evliliğin korunması için aynı titizliği göstermiyoruz. Hâlbuki ailenin sıcak ortamında birçok problem kendiliğinden kayboluyor. Aile ortamında ve evlilerde ruhsal problemler, alkol-uyuşturucu, kumar gibi kötü alışkanlıklar daha az. Bekârlarda ise bu gibi olumsuzluklar artıyor” şeklinde konuştu.

Çocuk evliliğin sigortası ama…Evlilikte “Sevgi ve güven”, “İlgi ve destek”, “Anne-baba olma”, “Evlatları büyütme sorumluluğu”, “Manevi değerlere birlikte sahip çıkma” gibi bazı ihtiyaçların olduğunu kaydeden Sefa Saygılı, “Evliliğin ilk yılları çok önemli. En kritik dönem. İki değişik yaş, şehir, kültür ve anlayışa sahip insanın birliktelik oluşturması ve uyum sağlaması sıkıntı oluşturabiliyor” dedi. Evliliklerini bitirenlerin yaklaşık yarısının çocuksuz aileler olduğunu, bir nevi çocuğun ailenin sigortası gibi görüldüğünü anlatan Saygılı, “Hatta bazen kötü giden evlilikler için (Bir çocuk yapın düzelir) diyorlar. Bu yanlış bir anlayış. Koca koca insanların başaramadığını bir çocuktan beklemek yanlış” dedi.

Masum görünen tehlikeler Günümüzde yuvaların yıkılmasına sebep olan birçok unsur bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Sefa Saygılı bunların başında da televizyon, internet ve cep telefonları geldiğinin altını çizdi. Bunların artık anne –baba ile çocuk, hatta eşler arasına girdiğini söyleyen Saygılı, “İyi kullanıldığında yararlı, kötü kullanıldığında zararlı olan bu cihazlar, muhabbeti ve sevgiyi ortadan kaldırdı. Sizlere tavsiyem, televizyonu ve interneti sevdiklerinizle aranızdan çıkarın. Televizyon ve internette masum gibi görünen birçok şey daha sonra tehlikeli olabiliyor” dedi.

Sanal dünyanın esiri olmayın Televizyonlardaki pembe dizilerin de ailelerin hayatını olumsuz etkilediğini anlatan Sefa Saygılı, “Ne iş yaptığı, ne yaptığı belli olmayan yakışıklı beyler, güzel bayanlar en lüks hayatı yaşıyorlar. Sonra bayan kocasından, erkek de eşinden aynı şeyleri beklemeye başlıyorlar. Oralardaki sanal, sahte dünyalar insanlarımızı kandırıyor. Sanal dünyanın esiri olmayın” diye konuştu. Uyumlu çift olmak için eşlerin birbirlerine daha çok vakit ayırmaları ve birlikte daha çok vakit geçirmeleri gerektiğini dile getiren Saygılı, “Çiftlerin birbirlerine destek ve güven vermesi lazım. Yaşanan tartışmalarda bir orta yol bulunmalı. (Mutlaka ben haklıyım) diye diretmemeli. Konuşurken birbirlerinin gözüne bakmalı. Ev işlerinin sorumluluğunun paylaşılması gerekir. Özellikle son yıllarda çocuk eğitiminde babaların devreden çıktığını görüyoruz. Kuşun iki kanatla uçması gibi, çocuk eğitiminde de anne ile babanın rolü yarı yarıyadır” dedi.

 

Diğer Haberler