Eklenme tarihi 13 Mart 2013

ABONE OL

Otrar: Kaygı Bulaşıcıdır

“Sınav Kaygısı ve Uygun Ebeveyn Tutumları” konusunda seminer veren Yrd. Doç. Dr. Mustafa Otrar, kaygının bulaşıcı olduğunu belirterek, ebeveynlere “Siz kaygılanırsanız, çocuklarınız da kaygılanır” uyarısında bulundu.

“Sınav Kaygısı ve Uygun Ebeveyn Tutumları” konusunda seminer veren Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Otrar, kaygının bulaşıcı olduğunu belirterek, ebeveynlere “Siz kaygılanırsanız, çocuklarınız da kaygılanır” uyarısında bulundu.Esenler Belediyesi Konferans Salonu’nda seminer veren Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Otrar, yaklaşan sınavlarla birlikte çocukların ve ebeveynlerin sınavlara karşı tutumlarının nasıl olması gerektiği hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Esenler Belediyesi Aile Yaşam ve Danışma Merkezi (ESAYDAM)’nin düzenlediği, “Sınav Kaygısı ve Uygun Ebeveyn Tutumları” konusunun mercek altına alındığı seminere Esenlerli kadınların yanı sıra ilçede eğitim gören çok sayıda öğrenci de katıldı.KAYGININ AZI DA ÇOĞU DA ZARARSınav kaygısının, sınanmanın meydana getirdiği korku ya da endişe hali olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Otrar, “Kaygılar, gerçek başarıyı engelleyecek duruma geldiğinde yardım almak gerekir” dedi. Sınav kaygısının ortaya çıkardığı olumsuzlukları açıklayan Otrar, “Böyle durumlarda öğrenilen bilgi transfer edilemez, dikkatte azalma olur, zihinsel beceriler zayıflar, çocuğun enerjisi tükenir, fiziksel rahatsızlıkların görülmesine neden olur” şeklinde konuştu. Kaygının az olması durumunda çocuğun sınava hazırlanma gücünün de azalacağını belirten Otrar, fazla kaygının da kişiyi başarısızlığa götürdüğünü ifade etti. “Kaygılarımız bizi birtakım tercihlerde bulunmaya itiyor” diyen Otrar, kaygılanmanın normal olduğunu ancak kaygının kontrol edilebilmesi gerektiğini kaydetti.SINAV KAYGISININ BELİRTİLERİ

Çocuklarda sınav kaygısının savunma mekanizmasına dönüşebildiğini söyleyen Otrar, “Çocuklar başarısızlıklarına mazeret uydurmak için kaygıdan faydalanabilirler” dedi. Otrar, sınav kaygısı yaşayan çocuklarda bazı zihinsel, fiziksel, duygusal ve davranışsal değişimlerin de yaşandığına dikkat çekerek gerginlik, endişe, panik, terleme, mide krampları gibi problemlerin sınav kaygısının belirtileri olduğunu aktardı. SINAV KAYGISININ NEDENLERİSınav kaygısının genellikle sınavın ilk 20 dakikasında yoğun yaşandığını ifade eden Otrar, sınavın sonuna doğru bu kaygının azaldığını söyledi. Otrar, sınava girilecek okulun önceden görülmesi gerektiğinin altını çizerek, aksi hâlde kaygının arttığını sözlerine ekledi. Otrar, öğrencinin çevreye ve kendine ilişkin endişeleri, başarı ve mutluluğu tek bir seçeneğe indirgemeleri, felaket yorumları içeren düşünceler, ebeveynlerin ve çevrenin mükemmeliyetçi yaklaşımı ve başarısız olma korkusu gibi düşüncelere kapılmasının sınav kaygısına neden olduğunu belirtti.KAYGI BULAŞICIDIR

Kaygının bulaşıcı olduğunu söyleyen Otrar, “Siz kaygılanırsanız, çocuklarınız da kaygılanır” uyarısında bulundu. Doğru ebeveyn tutumları hakkında konuşmasını sürdüren Otrar, “Çocuğu kimseyle karşılaştırmayın, ‘başarısız olursam ailemin sevgisini kaybederim’ düşüncesi oluşturmayın, vazgeçmesine izin vermeyin, tekrar deneme şansı olduğunu hatırlatın, hayal gücünü kullanmasını destekleyin ve akılcı davranmasına yardımcı olun” tavsiyelerinde bulundu.SINAV ESNASINDA KAYGILANIRSANIZ…Salonu dolduran öğrencilere sınav esnasında kaygılanmaları durumunda yapmaları gerekenleri de anlatan Otrar, çocuklara böyle durumlarda sıkı kıyafetlerini gevşetmelerini, yavaş ve derin nefes almalarını, bacaklarını gererek kaslarını hissetmelerini tavsiye etti. Otrar, programın sonunda ailelere şu önerilerde bulundu:“Çocuğunuzun zamanı planlamasına yardımcı olun, beslenmesine, uykusuna, beden sağlığına, ilaç kullanımına dikkat edin ve sabırlı olun.”

Diğer Haberler