Eklenme tarihi 4 Ocak 2018

ABONE OL

Kültürünü Yok Eden Yok Olur

Fikir Atölyesi"nde konuşan Yusuf Kaplan, kültürel anlamda zihinsel bir sömürgeleşmenin önüne geçebilmek için bakış açısına, medeniyet perspektifine, Müslümanca düşünmeye ve dil zevki oluşturmaya ihtiyacımız olduğunu söyledi.

Fikir Atölyesi”nde konuşan Yusuf Kaplan, kültürel anlamda zihinsel bir sömürgeleşmenin önüne geçebilmek için bakış açısına, medeniyet perspektifine, Müslümanca düşünmeye ve dil zevki oluşturmaya ihtiyacımız olduğunu söyledi.

Esenler Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü’nün düzenlediği “Yusuf Kaplan ile Fikir Atölyesi” programı, Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşti. Gazeteci Yusuf Kaplan programda, dünyada ve Türkiye’de kültürün ve kültürel gelişmelerin öneminden bahsetti.

ÜLKELER KÜLTÜRLERİYLE VAR OLUR

Tarihi yapan şeyin maddi güç değil, manevi güç olduğunu söyleyen Yusuf Kaplan, “Maddi gücünüz ne kadar fazla olursa olsun, manevi gücünüz yetersizse en küçük fırtınada yok olursunuz. Manevi güçten kast ettiğim şey; felsefe, kültür, sanat, düşünce yani ruh atılımı. Dolayısıyla kültürde yoksanız, yok olmaktan kurtulamazsınız. İstediğiniz kadar dünyanın en zengin ülkesi olun, kültüre, dolayısıyla kimliğe sahip olmadığınız sürece yok olursunuz. Çin örneğini verebiliriz bu noktada; Çin şu an dünyanın en zengin ülkesi olma yolunda ilerliyor ama kültürünü ezerek ilerliyor, dolayısıyla yok olmaktan kurtulamayacaklar” dedi.

TÜRKİYE’DE KÜLTÜREL BİR SÖMÜRGE DÜZENİ VAR

Türkiye’de kültürel anlamda zihinsel bir sömürgeleşme olduğunu savunan Kaplan şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye sömürgeleştirilemeyen tek ülke ama kendi kendini sömürgeleştiren de tek ülke. Türkiye’de kültürel olarak şu an tam bir sömürgeci düzen hakim. Eğitim, medya ve sanatta da bu sömürgenin hakim olduğunu görebiliriz. ‘Batı’daki gelişmeleri takip edemediğimiz için geri kaldık’ düşüncesi zihinsel sömürgeleşmenin göstergesidir. Biz ilerleme kavramından sadece bilim ve teknolojide ilerlemeyi anlıyoruz. Bizim görevimiz sorunun ne olduğunu iyi tespit etmek ve sorunu çözmek. Ben bu ‘Fikir Atölyesi’ni oluştururken amacım bu sorunları tespit edebilmek ve çözme noktasında kişileri bilinçlendirmekti. Bunun için de ilk olarak bir bakış açısına ihtiyacımız var, medeniyet perspektifine ve bütüncül bakabilmeyi kavramaya. İkinci olarak Müslümanca düşünme melekelerini geliştirmemiz lazım. Son olarak da dil zevki oluşturabilmemiz gerek, bundan kastettiğim şey ise medeniyetler tarihi, düşünce tarihi, sanat, estetik, ahlak ve sanat felsefesini algılayabilmek.”

Diğer Haberler