Eklenme tarihi 13 Nisan 2016

ABONE OL

Kırım Savaşı’nda Doktorumuz Yoktu

Esenler Belediyesi tarafından düzenlenen “Tarih ve Edebiyat Bilinci” konulu söyleşide konuşan Gazeteci-Yazar İbrahim Karahan, Padişah 2.Mahmut’un bilim dilinin Türkçe olması için çalıştığını belirterek, “Ruslarla yaptığımız Kırım Savaşı sırasında yaralı askerlerimizi tedavi edecek Türk doktor yoktu. Orduya yurt dışından para ödenerek doktor getirildi” dedi.

Esenler Belediyesi tarafından düzenlenen “Tarih ve Edebiyat Bilinci” konulu söyleşide konuşan Gazeteci-Yazar İbrahim Karahan, Padişah 2.Mahmut’un bilim dilinin Türkçe olması için çalıştığını belirterek, “Ruslarla yaptığımız Kırım Savaşı sırasında yaralı askerlerimizi tedavi edecek Türk doktor yoktu. Orduya yurt dışından para ödenerek doktor getirildi” dedi.

Gazeteci-Yazar İbrahim Karahan, Esenler Belediyesi tarafından Atışalanı Anadolu Lisesi’nde düzenlenen “Tarih ve Edebiyat Bilinci” konulu söyleşide konuştu.

Tarih ve edebiyatın bir ağacın dalı ve yaprağı gibi olduğunu ifade eden Karahan, Osmanlı Devleti’nin modern eğitim sistemine 2.Mahmut döneminde geçmeye başladığını ifade etti. 2.Mahmut’un mutlaka bilim dilinin Türkçe olması gerektiği düşüncesinde olduğunu kaydeden Karahan, “1855’te 7 mezunun, 1859’da 9 mezunun sadece biri Müslüman Türk’tü. Her yıl 50 öğrenci ile eğitime başlanmasına rağmen sadece altı veya yedi öğrenci mezun olabiliyordu. Öğrenciler yabancı dil ile eğitimin zor olması sebebiyle başarısız oluyordu. Devlet 2 milyon altın harcamasına rağmen 1866 yılına kadar 40 yılda sadece 300 hekim yetişmiştir. Ruslarla yaptığımız Kırım Savaşı’nda yaralı askerlerimizi tedavi edecek Türk doktoru yoktu. Orduya yurt dışından para ödenerek doktor getirilmiştir.” şeklinde konuştu. 1856 yılında padişahın himayesinde kurulan Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane’nin 39 kurucusu arasında hiç Türk öğrenci olmadığını vurgulayan Karahan, “1906 yılına kadar bu derneğe alınan 288 üyenin sadece 17’si Müslüman Türk’tü.” dedi. 2.Mahmut’un vefatından 31 yıl sonra kurulan Tıbbiye-i Mülkiye Tıp Okulu’na Kırımlı Aziz Bey’in Dekan olduğunu hatırlatan Karahan, “2.Mahmut’un isteği böyle gerçekleşmiş oldu.” diye konuştu. 2. Abdülhamit’in İttihatçılar tarafından tahttan indirilmesinin ardından devletin parçalanmasının hızlandığını vurgulayan Karahan, Yunanistan ve Bulgaristan dahil Balkanların kaybedildiğini, Anadolu topraklarının işgale uğradığını söyledi.

“OSMANLI TOPRAKLARINDA TÜRKÇE KONUŞULUYORDU”

Türkçe’nin korunması gerektiğini anlatan Karahan, dilin milli bir mesele olduğunu söyledi. Karahan”, “Bir millet için dil çok önemlidir. Vatan kadar önemli ve değerlidir. Dili olmayan milletin milliyeti de olmaz”dedi. Osmanlı Devleti’nin gaza davasıyla Doğu Roma ve Batı Roma imparatorluklarına karşı mücadele verdiğinin altını çizen Karahan, Ahmet Yesevi’nin öğrencilerinin Anadolu topraklarına yerleşerek insanlığa önemli mesajlar verdiklerini söyledi.

”ÜNİVERSİTELERİMİZ İLİM VE İRFAN YUVASIDIR”

Karahan, “İtalyan yazar Giovanni Molino, Osmanlı Devleti’nin sınırları içerisinde 55 krallık ile beylik, 33 millet ve dil olduğunu, hepsinde de Türkçe dilinin kullanıldığını ifade etti. Üniversitelerde ülkenin kalkınmasına katkı sağlayacak ve yönetiminde yer alacak isimlerin çıkması gerektiğini de belirten Karahan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Üniversitelerimizde tarih ve edebiyat şuurunun yerleşmesi için tezler hazırlanmalı. Osmanlı arşivleri iyi şekilde değerlendirilmiyor. Yabancı tarihçilerin her gün uğrak yeri olan arşivlerimizden maalesef yeterince faydalanamıyoruz. Osmanlı Devleti ile ilgili bilgiler olmadan Avrupa’nın tarihi yazılamaz. Üniversitelerimiz ilim yuvasıdır. Oralardan terörist değil bilim insanları yetişmeli Bir zamanlar üniversiteler teröristlerin silah talim yeri olarak kullanılıyordu. O günlere dönmemeliyiz. Üniversitelerimizden yetenekli başarılı öğrenciler mezun olarak toplumda yerini almalı.”

Söyleşinin ardından Karahan, “İhtilal Yetimleri” kitabını öğrenciler için imzaladı.

Diğer Haberler