Eklenme tarihi 7 Mayıs 2021

ABONE OL

AY: ORUÇ İNSANI TAKVA MERTEBESİNE ULAŞTIRIR

Her akşam Şehir Ekranı TV’de izleyiciyle buluşan ‘Esenler’de Ramazan’ programının konukları Prof. Dr. Mehmet Emin Ay ile Mustafa Demirci oldu. Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, hoş sohbeti ile gönüllere dokunurken Mustafa Demirci de seslendirdiği ilahilerle kalplere huzur verdi.

Nur Haktan’ın sunumuyla ekranlara gelen ‘Esenler’de Ramazan’ programına Prof. Dr. Mehmet Emin Ay ile Mustafa Demirci konuk oldu. Demirci ile yıllardır yol arkadaşı olduğunu belirten Ay, programda dostluklarda ve ikili ilişkilerde kişilik haklarına saygının öneminden bahsetti. Ay, on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e ilişkin görüşlerini de dile getirerek önemli bilgiler aktardı.

 

HİKMETLERİN GİZLİ OLDUĞU AY

 

Ramazan ayının içinde hikmetlerin gizli olduğunu söyleyen Ay, “Oruç bizleri korur, yanlışlardan alıkoyar. Bizim onu tuttuğumuz gibi o da bizi tutar. Oruç tutarsanız muttaki kimselerden olursunuz. Oruç, insanı takva mertebesine ulaştıran bir ibadettir. Oruç; namazlarla, Kur’an-ı Kerim ile Allah’ı zikretmenin arttığı ve onun verdiği nimetleri insanlara paylaştırmak suretiyle yapılan bir ibadettir” diye konuştu.

 

SAHUR VAKTİ YENEN YEMEK ŞİFADIR

 

Programda sahurun öneminden de bahseden Ay, şunları söyledi:

“Sahur yemeğinde bereket vardır. Çünkü sahur,  seher vaktinde yenilen yemektir. Yüce Allah, Ramazan dışındaki zamanlarda bile her seher vaktinde semaya rahmetiyle tecelli ederek ‘Yok mudur benden af dileyen affedeyim, yok mudur benden rızık isteyen rızık vereyim, yok mudur şifa isteyen şifa vereyim?’ diye buyuruyor. Rabbimiz bize bir davette bulunuyor. Seher vakti sahura kalkan bir mümin, uykusundan feragat ediyor. Melekler sahur sofrasında olan kul için Rabbimizden onun için af diliyor. O sofra, mübarek bir sofraya dönüşüyor. Sahur vaktinde yenen yemekler mümin için şifadır. Sahura kalkan Rabbimizin davetine icabet etmiştir. Davete icabet eden de Allah’ın razı olduğu reşid kullardan olmuştur. İşte Ramazan bize bunu da kazandırıyor.”

 

SÖZLERİN BÜYÜSÜNE İNANAN TOPLUMUZ

 

Programda ilahiler seslendiren Demirci ise şunları kaydetti:

“Yunus Emre ve diğer mutasavvıf şairler, sözlerini sırf şiir olsun, sanat yapalım diye yazmadılar. Bu işin bir irfan boyutu var. Bunu kendi yetişmiş oldukları irfan ocaklarında manevi olarak idrak etmişler. Yaşadıkları manevi güzellikleri dile getirmek istemişler. Biz, sözlerin büyüsüne inanan bir toplumuz. Gerek güfteye, gerekse güftenin saz ile icrasına toplum olarak çok değer vermişiz. Sufiler musikide insanı etkileyen estetik boyutunu çok önceden keşfettikleri için de yazdıkları sözleri musikiyle birleştirerek kanatlandırmışlar. Asırlar boyunca bugünlere taşımışlar.”

Diğer Haberler