Eklenme tarihi 7 Ocak 2019

ABONE OL

Allah’ın Hatırını İncitmekten Korkun

Edep ve Ahlâk Sohbetleri'nde konuşan Mutasavvıf Yazar Ömer Tuğrul İnançer, "Allah’ın hatırını incitmekten ve emrinin dışında hayat yaşamaktan korkun" tavsiyesinde bulundu.

Edep ve Ahlâk Sohbetleri’nde konuşan Mutasavvıf Yazar Ömer Tuğrul İnançer, “Allah’ın hatırını incitmekten ve emrinin dışında hayat yaşamaktan korkun” tavsiyesinde bulundu.

Esenler Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü’nün düzenlediği “Edep ve Ahlâk Sohbetleri”, Mutasavvıf Yazar Ömer Tuğrul İnançer’in anlatımıyla Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşti. İslâmiyet’te nefis mücadelesi ve takva üzerine sohbet edilen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

NEFİS, KİŞİYLE BERABER ÖLÜR

Nefsin nasıl terbiye edileceğini açıklayan İnançer, “İslamiyet, Allah’ın kullarına vermiş olduğu mücadele potansiyelini, nefisle mücadele etmeye programlamıştır. Geçici hazlara düşkünlük gibi hallerin doğurduğu kaba ve hoyrat davranışların karşısında, insanın nefsini dizginlemesi gerekir. Nefis, ancak kişiyle beraber ölür. Maksat nefisi öldürmek değildir, nefsi dizginlemektir. Bunun mücadelesi de nefsin dediğini yapmamakla değil, nefsin dediğinin aksini yapmakla olur. Her türlü terbiye fiille gerçekleşir. Laf istemez, fiil gereklidir terbiye sisteminde. Nefsin dediğinin tersini yapmak, nefsi terbiye eder. Nefsin dizginlenmesiyle öfke ve şiddet yerine yumuşak başlılık ve şefkat gelir” şeklinde konuştu.

İSLÂM AHLÂKI, İTAAT VE İRADE ÜZEREDİR

İslâm ahlâkının Allah’a itaat etmeye dayalı bir sistem olduğunu vurgulayan İnançer, “Peygamber Efendimiz Hz. Allah’a itaat etme temeli üzerine dayalı bir ahlâki prensip tebliğ etmiştir. Nefsine itaat edenler hiç farkına varmadan nefislerini tanrılaştırırlar ve nefislerini putperestleştirirler. İslâm ahlâkı ise Allah’a itaate dayalıdır. İslâm ahlakındaki en önemli ikinci nokta ise; iradedir. Yani bir kişi ‘Ben Türk milletinden bir erkeğim’, diyemez. Bunun olması için onun bir gücü, takati, iradesi yoktur. Bu yüzden bu övünülecek bir şey değildir. Zaten terbiyeli insanlar övünmez, çokça şükrederler. Milletimiz, ten rengimiz, soyumuz bizim irademizle olan şeyler değildir. Dolayısıyla bir kavmin üyesi olmak bizim marifetimiz olmadığı için övünülecek bir şey değildir” ifadelerine yer verdi.

ALLAH’IN EMRİNDEN ÇIKMAKTAN KORKUN

Allah’ın istemediği şeyleri yapmaktan korkulması gerektiğini belirten İnançer, “Allah’ın bizim irademiz olmadan bize bahşettiği hallerle övünmenin yerine İslâm, takvayı koymuştur. Bazı cami görevlileri takvayı Allah’tan korkmak olarak algılıyor. Bu yanlıştır, Allah’tan korkmayın Allah korkunç değildir. Allah güzeldir, güzel olan da sevilir. Allah’ın hatırını incitmekten ve emrinin dışında hayat yaşamaktan korkun, Allah’tan korkmayın. Allah’tan korka korka Allah’tan kaçar olduk. Sevdiğinizden kaçar mısınız siz, seversen sığınırsın, Allah sığınılacak bir yerdir” diye konuştu.

Diğer Haberler